4 Kasım 2011 Cuma

ALLAH (C.C.)’IN YÜCELİĞİ VE İNSANIN ALLAH (C.C.) KARŞISINDAKİ KONUMU


ALLAH (C.C.)’IN YÜCELİĞİ VE İNSANIN ALLAH (C.C.) KARŞISINDAKİ KONUMU

- “De ki: ‘O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır. O, hiçbir şeye muhtaç değildir). O’ndan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir.) Kendisi de doğmamıştır (Kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” (İhlas, 112/1-2-3-4).
- “Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır...” (Bakara, 2/255).
- “Şüphesiz yerde ve gökte Allah’a hiçbir şey  gizli kalmaz.” (Âl-i İmrân, 3/5).
- “Allah gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.” (Nahl, 16/19).
- “Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” (Nahl, 16/78).
- “Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.” (Kehf, 18/8).
- “Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.” (Nur, 24/41).
 - “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak Allah’adır.” (Nur, 24/42).
- “Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerine yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Nur, 24/45).
- “O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.” (Furkan, 25/47).
- “Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı.” (Kasas, 28/73).
- De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” (Ankebut, 29/20).
- “İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.” (Rum, 30/41).
- “Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.” (Rum, 30/54).
- “Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzab, 33/54).
- “Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.” (Sebe, 34/1).
- “Her kim şan ve şöhret istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak O'na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.” (Fatır, 35/10).
- “Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olandır, övülmeye hakkıyla lâyık olandır.” (Fatır, 35/15).
- “Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. O, sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. İnkârcıların inkarı, Rableri katında ancak uğrayacakları gazabı arttırır. İnkârcıların inkarı, ancak ziyanlarını artırır.” (Fatır, 35/38-39).
- “Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.” (Yasin, 36/38).
- “Bir şeyi dilediği zaman O’nun emri o şeye ancak “Ol” demektir. O da hemen oluverir.”  (Yasin, 36/82).
- “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.” (Mümin, 40/19).
- “Allah, hak ve adaletle hükmeder...” (Mü’min, 40/20).
- “Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ankebut, 29/62).
- “De ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe, 34/39).
- “Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.” (Şûrâ, 42/27).
- “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.” (Câsiye, 45/27).
- “İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanır? Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.” (Kıyamet, 75/3-4).
- “Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah’a varır.” (Lokman, 31/22).
- “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.” (İsra, 17/37).
- “Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.” (Sebe, 34/5).
- “Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.” (Zumer, 39/70).

Popüler Yayınlar