ZAMAN CETVELİ

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !..

26 Şubat 2013 Salı

80'LERDE ÇOCUK OLMAK NE DEMEK?..


80'LERDE ÇOCUK OLMAK NE DEMEK?
http://www.facebook.com/notes/kaliteli-m%C3%BCzik-isteyenler/80lerde-%C3%A7ocuk-olmak-ne-demek/10151332287945568

1980’li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş, Kenan Evren´i, Erdal İnönü’yü, Özal'ı tanımış olmak, Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak demek.

Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek. İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım" demek.Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak size geri dönmesi demek

Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb. dinliyor olmak...Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak demek...

Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.

Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış Manço ile büyümek demek.

İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!Acidçi misin metalci mi demek...

Moruk demek,Herild yani demek,Hey corc versene borc demek,olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek, geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda almış demektir.

edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek;

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak, 

Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen susturmak, 23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak demek

Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek, hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, 

Sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

Tipe bak demek,

Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli sayıldığı,Havuç´un olmadığı yıllar demek...

Her şeye rağmen temiz ve el değmemiş bir hayat demek...Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki düğmelere basmak zorunda olmak demek

Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua etmek. Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu çorapların havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker toplamak, müsaitseniz annemler size gelecek demek.

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa kalkıp, marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra çıkan tiz "biiiiiiiiiiiiip" sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek. Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama anlamamak demek.Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride - her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans eden abi ve ablalara bakıp özenmek demek

Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye "Zeki Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

"Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern cami inşa etme furyasına anlam verememek, Batman ve Şırnak´ın henüz il olmadığı günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam veremeyip,"acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak demek...

breyk breyk arkadaş arıyorum demek Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demekho ho ho hoover demekZeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi programında kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine sahip olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

Aldım çantamı kolumaaa,çıktım Dallas yoluna,ben Babi´yi beklerkenCeyar girdi kolumaşarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

Kimler geliyo kimler? Sana ne, sana ne?Ama bunu söylemenize gerek yok ki,ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran,Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de çikolata alacağım.Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim size buraya ! fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,hadi hep birlikte, hep birlikte,biz biz olalım ,yemeklerden önceeee, lavaboya koşalım,hafta da bir kere tırnakları keselim,fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil olmak

İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya çalışmak

Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri kiralamak demek

Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek 

Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da çivisinin çıkışını görerek büyümek demek 

Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç" denildiğini bilmek demek

Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı bağlayan bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp anteni ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına .. oldu oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması demek. Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film izlemek için az debelenmemiş olmak demek...

Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek demek,

Gazete kuponu ile ev, araba verilmesine ,tanık olmak demek Ödevler için kullanılan kaynakların Ana Britannica ve Meydan Larousse’la sınırlı olması demekTerminator´ü sinemada seyretmek. Tipi tip çiğnemek. Adile Naşit’ten masal dinlemek. Coca Cola´nın 1 litrelik depozitolu şişelerde satılması demek Ayı oynatan, balon satan adamlar pamuk şekeri satan yaşlı dede demekÜç tekerlekli motosikletiyle okul önlerinde lahmacun satan amcadan lahmacun ve şişe ayran almak,

Bayramlarda el öpmek, para toplamak,paraları saymak, en yakın bakkala gidip dilediğini almak demekYoldan geçen traktörlerin römorklarına binmek için deli gibi koşmak ,sonunda binmek ve gidebildiğin kadar gitmek demek


Bahçe çesmesinden terli, terli kana kana su içmek su içerken kimimizin çeşmeye ağzını sokması kimimizin bundan tiksinerek avucumuzla içmeye gayret göstermesi demekRamazan ayının yaz aylarına denk gelmesi, Siyah-Beyaz televizyonu görmüş olmak. Pazar sabahları Alf dizisini seyretmek demek. Voltran, He-man, Denver, Ninja Turtles, Clementine izlemek demek. ‘Atlantisten gelen adam’ı izlemek, Commodore 64 efsanesi demek

Solo test´te 1 tane bırakıp bilgin olmaya kasmak. Cumartesi geceleri bir başka gece´yi izlemek ve özellikle Benny Hill´in skeçlerini yakalamaya çalışmak Micheal Jackson´dan Bad şarkısını defalarca dinlemiş olmak. Sadece pazar günleri yıkanmak. 

Bugun günlerden cuma, merhaba hanımlar merhaba” Moonlighting, hayat ağacı, cesur ve güzel izlemek Benny HillÇiçek Abbas modundaki ford servislerle okula gitmek. Defter kenarlarına kırışmasın diye ataç takmak . Okula siyah önlükle gitmek. Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek, hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek.En az bir kez plastik basmalı kalem kapağının silgi arkasını yutmuş olmak. Birisinin aldığı gerçek futbol topuna hayran, hayran bakmak. Okulda çam ağacından düşen kozalaklarla maç yapabilmek Çivi saplamaca oynamak demek.Komşuların bahçelerine dalıp ayvayı, eriği dalından yemek. Annenin akşam olunca balkondan bağırıp oyunun en güzel yerinde eve çağırması demekBarbie’cilik, Cindy’cilik oynamak 

Her siyah spor arabayı kara şimşek sanmak. Yılbaşında 1.çinko, 2.çinko, tombala demek. Leblebi tozu, minti, mabel, para çikolata , kola sakızı , tipi tip, turbo , pembo çiğnemek. Bakkaldan alışveriş yapmak, deftere yazdırmak Bakkaldan alınan çokokrem tüpünü 1 sıkışta ağzına dolduruvermek Meybuz , çatapat , kız kaçıran , torpil demek Akşam ezanı okunduktan sonra evlere dağılırken birisini ebeleyip kaçmak. Soba askısında yün fanile, yün pijama ısıtmak. Berberin saçınızı kol gücüyle çalışan ve klik klik sesleri çıkaran aletlerle kesmesi Asansöre binmeyi bir şey sanmak. “Ne” sorusuna “zonk” cevabı vermekten zevk duymak. Bayramları iple çekmek 

2000 li yıllarda uçan arabaların olacağını sanmak Ön farları açılan kırmızı mazda 323 fantazisine sahip olmak. Şehirlerarasını santral aracılığıyla aramak, beklemek, amacına nihayet ulaşıvermek. Çevirmeli telefonlar kullanmak , 5 ve 6 haneli telefon numaralarını aramak. Kupon birikitirip ansiklopedi almak, kapağını bile açmadan hepsini raflara eğik şekilde dizmek 20′li yaşlardaki abi ve ablaların dev gibi gözükmesi. İlk kutuda satılan kola : bixi cola demek..sonrasında RC kolayı da sevmek. “Çantada cepte bonibon” şarkısını söylemek. 

Ambalajsız bisküviden haberdar olmak, bakkallardaki bisküvi kutularına dadanmak Elvan gazoz içip leblebi tozu yutmak. Futbolculara büyük özenti duymak ve takma adların klinsmann, kuman, sitoyçkov, gullit, maradona,vanbasten olması. Milliyetin verdiği red kit’leri almak için kalkar kalkmaz bakkala koşturmak demek. Arkada 2 destek tekeri olan bisiklete binmek. Milliyet’in kağıt evlerini, arabalarını yapamayıp anneye babaya komşuya yaptırmak. Pinokyo bisikletin varken bmx istemek. Misket demek, kemik, balyoz, löppe, başaltı demek. Sokakta yere kilim sererek evcilik oynamak, ele geçirilen eski çarşaflarla çadır yapma hevesi demek 

Sokaklarda sabahtan akşama kadar top, saklambaç, istop, uzun eşşek oynamak Çocukluğun verdiği gazla çete kurmaya kalkmak ve başarısız olmak. Sezen cumhur önal’ın müzik yelpazesi’ni sıkıla sıkıla izlemek, çukulata renkli şarkıcı demesini beklemek. Şu an dijital 80 tane kanalda izleyecek hiç bir şey bulamazken karlı,cızırtılı,siyah beyaz Tv1 ve Tv2 de izlenecek unutulmaz mükemmel şeyler bulmuş olmak. Reklam tahmin etmece oynamak. Ailece izlenen Dallas’ taki öpüşme sahnelerinde gözlerini kapatıyormuş gibi yapıp da çaktırmadan bakmak. Uzaktan kumanda olarak kullanılmak. Anne tarafından yalan rüzgarı seyretmeye zorlanmak. Turgut özal’a suikast girisimini defalarca izlemek. 

Yayında aksaklık olduğunda ekrandaki manzara resmine bakıp düzelmesini beklemek. Show Tv nin kırmızı noktalı filmler gecesinde anne-babanın uyumalarını beklemek ve emanuella izlemek. Kuzen Balki’yi izlemek Özal’ın televizyonda yani “icraatın içinden” de ,o koca gözlük-kalem kombinasyonu ve saatler süren konuşması. Trt’nin “bir dakika, önce alış veriş sonra fiş” gibi mesaj içerikli deneysel kısa film çalışmalarını izlemek demek Tutti frutti’yi bir şey zannetmek. Gece aerobiğini porno zannetmekTuzlu bisküvi çizi tatlı bisküvi haylayf..bisküvi diyince gözünün önüne yeşil ve mavi parlak kağıtların gelmesi demektir..

Arabaların emniyet kemerlerinin, hava yastıklarının, bebek koltuklarının, ve kafalıklarının olmadığı bir dönemde sapasağlam seyahat edebilmek demektir.Bebe yataklarının rengarenk, kurşun içerikli, metalik, zehirli alaşımlı boyalarla boyandığı bir dönemde, yatak korkuluklarını kemire kemire uyuyup, hayatta kalmak demektir.Prizlerin, ilaç kutularının, araba kapılarında çocuk kilidinin olmadığı bir dönemde büyüyüp hala yaşıyor olmak demektir.

Kasksız, dizliksiz bisiklete binme özgürlüğünü yaşayıp susayınca steril şişeden değil, kana kana bahçe hortumundan su içmek demektir.Dört arkadaş aynı bardaktan limonata içtiğinde bunun hsatalık riski değil, paylaşma adını alması demektir.Bol tatlı, tereyağlı ekmek, gerçek şekerli içeceklerin tüketildiği bir dönemde, aktif olarak sokakta oynandığı için kilo sorunu olmadan büyümek demektir. Sınıfta kalmanın, dislexia, konsantrasyon eksikliği, hiperaktivite değil de tembellik diye tanımlandığı dönemde öğrenci olmak demektir.

Pazar günleri erken kalkıp western kuşağı izlemek,Nils ve uçan kazı kaçırmamak için işitme engelliler haber bültenine baştan sona anlam veremeden bakmak demektirŞişe, kalem çevirmece oynamak demektirHisseli Harikalar Kumpanyası izlemek demektirTelli arabanın ne demek olduğunu bilmek demektirDansözlerin sadece yılbaşlarına has bir olgu olduğunu sanmaktır.Külahta açık dondurma yemek demektirSek sek oynamak, ip atlamak demektir.Siyah önlük üzerine kırmızı kurdela demektirSoba üzerinde kestane pişirmek demekTayt giymek demektir.Bulvarlardaki silindir içindeki trafik polislerine renault 12 arabanın arka penceresinden el sallamaktır.Kızların ve oğlanların birbirine baktığı ama kimsenin adım atamadığı dansa davet seanslarıWalkman dinlemek demekCam şişede 1 litrelik coca colanın ne olduğunu bilmek demekRenkli topaçlara sahip olmak demektirUzaylı zekiyeyi görmüş olmak demektir..Başka hiç bir nesilin bizzat yaşayamayacağı kadar güzellikler ve tecrübelerle dolu bir hissiyattır.Televizyonda binlerce adamı ellerinde çekiç ve balyozlarla kocaman bir duvarı yıkmaya çalıştığını günlerce saatlerce izleyip, "napıyor yan bu manyaklar?" diye düşünmektir.Soğuk savaş kelimesine yabancı olmamaktır.

Türkiyede yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demektir..Artık yaşlanıyor olmak demektir...