ZAMAN CETVELİ

KIZILAY KAN BAĞIŞI

KIZILAY KAN BAĞIŞI
KAN ACİL DEĞİL SÜREKLİ İHTİYAÇTIR !..

11 Mart 2013 Pazartesi

1960


5 Ocak 1960  :  Nur Cemaati lideri Said-i Nursi, İstanbul’a geldi. Nurcular faaliyetlerini genişletiyorlar.
8 Ocak 1960 :  Hirfanlı Barajı hizmete girdi.
25 Şubat 1960 :  CHP’den Cemil Sait Barlas, 10 ay hapse mahkum oldu.
26 Şubat 1960 :  Hükümet, İnönü’nün diğer birkaç milletvekili ile birlikte dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.
7 Mart 1960 :  Gazeteci Ahmet Emin Yalman, 15 ay 16 günlük mahkumiyetini çekmek üzere cezaevine girdi.
2 Nisan 1960 :  İnönü’nün Kayseri gezisinde olaylar çıktı.
5 Nisan 1960 :  CHP Meclis Grubu, yayınladığı bildiriyle, son olaylar üzerinde durarak, yurdun selameti bakımından seçimlerin bir an önce yapılmasını istedi.
7 Nisan 1960 :  Başbakan Menderes Parti Grubunda konuştu 1960 :  “Memleket bugün kabili idare olmaktan çıkmıştır. İşler çoktan laçka olmuştur. Adliye işlemez hale gelmiş, idare aciz düşmüştür…”
15 Nisan 1960 :  Gazeteci Ahmet Emin Yalman, sağlık durumundan ötürü tahliye edildi.
18 Nisan 1960 :  DP Bursa Milletvekili Mazlum Kayalar ve Denizli Milletvekili Baha Akşit’in, ‘CHP’nin yıkıcı, gayri meşru ve kanun dışı faaliyetlerinin memleket sathında cereyan tarzı ve bunların mahiyetlerinin nelerden ibaret olduğunu tahrik, tespit ve memleketin her tarafında yaygın bir halde görülen kanun dışı siyasi faaliyetlerin muhtelif sebeplerine intikal etmek, matbuat meseleleriyle adli ve idari mevzuatın ne suretle tatbik edilmekte olduğunu tetkik eylemek üzere Meclis tahkikatı açılmasını isteyen önergeleri’ kabul edildi.
Önergenin görüşülmesi esnasında Mecliste sert tartışmalar yaşandı. İnönü :  “… Biz demokratik rejimi kurduk. Bu demokratik rejimi, istikametinden ayırıp baskı rejimi haline getirmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam…” dedi.
27 Nisan 1960 :  Tahkikat Encümeni Salahiyet Kanunu, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi. 12 CHP Milletvekili 3-6 celse çıkarma cezası aldı. CHP Lideri İnönü, 12 celse çıkarma cezasına çarptırıldı. Meclis görüşmelerinin yayınlanması yasaklandı.
27 Nisan 1960 :  Mersin Limanı hizmete açıldı.
28 Nisan 1960 :  İstanbul ve Ankara’da meydana gelen olaylar üzerine iki şehirde de sıkıyönetim ilan edildi.
- İstanbul Üniversitesi’nde, DP aleyhinde gösteri yapıldı.
29 Nisan 1960 :  Ankara ve İstanbul Üniversiteleri bir ay süre ile kapatıldı.
1 Mayıs 1960 :  İstanbul’da bir günlük, gündüz sokağa çıkma yasağı kondu.
2 Mayıs 1960 :  NATO Bakanlar Konseyi, İstanbul’da toplandı. Protesto gösterileri yapıldı.
3 Mayıs 1960 :  İnönü, Başbakan Menderes’in radyo konuşmasına cevap vererek yapılan isnatları reddetti, Meclis ve basında fikirlerini açıklamak imkanından yoksun olduğu için, cevabının radyoda yayınlanmasını istedi.
3 Mayıs 1960 :  Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, yazılı olarak hükümeti uyarmak istedi. (mektup ihtilalden sonra açıklanmıştır.)
“Aziz Vekilim,
Dün geceki konuşmalarımızın ışığı altında, zatı alinizi memleketin huzur ve istikrarı için alınması lazım gelen tedbir ve kararlar hakkındaki görüşlerimi arz etmeyi milli ve vatani bir vazife bilirim.
Sayın Başbakanın açıklamalarını dinledim ve okudum. Bunlarda, benim düşüncelerimin kabulüne müsait bir zemin henüz mevcut olmadığı aşikar olarak belli ise de, yine de düşüncelerimin sizlere iblağının zaruretine inanıyorum.
Muhterem Vekilim,
Şu hakikati kabul etmek lazımdır ki, Kayseri hadiseleriyle başlayıp son karar ve feci olaylara kadar devam eden vaka’lar vatandaş ruhunda derin teessür ve Hükümete karşı telafisi güç hoşnutsuzluklar yaratmıştır. Hele, Ordunun, talebelere karşı akılsızca kullanılması  işin vahametini artırmış, Ordu mensuplarında huzursuzluk ve güvensizlik hisleri belirmiş, korkulan şey olmuş, Ordu politikaya karıştırılmıştır.
Sayın Vekilim,
Bu ahval küçümsenecek, cebir ve şiddetle geçiştirilecek şeylerden değildir. Memleket, Hükümet ve Partinizin düştüğü bu müşkül vaziyeti kurtarmak için sükunetli, fakat ciddi ve cezri tedbirler almak lazımdır. Bu tedbirler şunlar olmalıdır :
1-Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Çünkü bütün fenalıkların bu zattan geldiği hakkında memlekette umumi bir kanaat vardır.
2-Kabinede iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekette yayılmış bulunan zevat çıkartılmalı, yeni Kabine mutlak dürüst, makul, zorcu değil, adalet ve şefkat hissi taşıyan zevattan kurulmalıdır.
3-İstanbul, Ankara Valileri, Emniyet Müdürleri süratle değiştirilmelidir.
4-Ankara Örfi İdare Kumandanı derhal değiştirilmelidir.
5-Son çıkarılan ve tahkikat komisyonları ihdas eden kanun kaldırılmalıdır.
6-Mevkuf gazeteciler af kanunu ile kısa zamanda tahliye edilmelidir.
7-Son hadiselerde tevkif edilen talebeler serbest bırakılmalı, ilim müesseseleri yeniden faaliyete geçmelidir.
8-Şimdiye kadar çıkarılan bütün antidemokratik kanunlar tedricen kaldırılmalıdır.
9-Vatandaşın hürriyet ve eşit muamele hakkına mutlak surette riayet edilmelidir.
10-Ordunun meseleleri süratle halledilmelidir.
11-Din istismarcılığından vazgeçilmelidir.
12-Suiistimaller oluyor mu, bilmiyorum, fakat, olduğu hakkında umumi bir kanaat mevcuttur ve milletin hükümete itimatsızlığına sebep olmaktadır. Bu gibi kötülüklerin süratle bertaraf edilmesi lazımdır.
13-Müstesna zamanlar ve günler haricinde Hükümet büyüklerinin memleket gezilerinde suni büyük vatandaş toplulukları ile karşılanmaları usulü terk edilmelidir.
Muhterem Vekilim,
Bu yazdıklarım asla bir parti ve politika mülahaza ve tesiriyle yazılmamıştır. Memleketin durumunun bu tedbirlerin alınmasını zaruri kıldığına inandığım için arz edilmiştir.
Sizlerin vatanperverlik ve vicdanlarınıza hitap ediyorum. İyi düşününüz. İyi yapınız. Memlekette çok şeyler yaptığınız muhakkaktır. Fakat, bu asla kafi değildir. Bu yapılan işleri müstemleke idarecileri de yapar, yapıyor ve yapmıştır. Asıl mühim olan toplumun ruhunda yaşama zevk ve azminin geliştirilmesi hak ve hürriyet aşkının kökleştirilmesi ve vatandaş idrakinin yüksek ve necip hislerle donatılmasıdır. Olaylar bu yolda olmadığınızı göstermektedir. Talebelerin hürriyet duygusu ile yaptıkları masumane tezahürata karşı, kıtalar sevk edilmesi ve onların desteği ile emniyet kuvvetlerinin ilim yuvalarının içine kadar girerek talebeleri, profesörleri ile beraber coplarla ve kurşunlarla tedip etmesi, dünyada görülmemiş feci bir şeydir. Bu hengamede kız talebelerin yürekler parçalayan çığlıklarının analar, babalar ve halk ruhunda onulmaz yaralar açacağını ve açtığını anlamak memleketin huzuru bakımından büyük bir hata ve hazin bir gaflet olduğuna kaniim.
Bizim gençlerimizde hak, adalet ve hürriyet duygularının gelişmesinden ve kemalinden memnun olmamız lazım gelmez mi? İstikbali, hissiz, duygusuz, müstemleke ruhlu, yalnız maddeci bedbaht insanlara mı bırakmak istiyoruz?
Sayın Vekilim,
Maruzatım muhakkak ki çok mühim ve hatta çok cüretkaranedir. Fakat memleket için, Milletin selameti için, Hükümet ve hatta Partinizin kurtarılması için dikkate alınması lazımdır ve hatta çok lazımdır.
Saygılarımla.”
5 Mayıs 1960 :  Ankara’da Kızılay’da, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan’ında bulunduğu bir ortamda, gösteriler ve protestolar düzenlendi.
6 Mayıs 1960 :  Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel görevinden izinli olarak ayrıldı. Gürsel’in en küçük birliklere kadar ulaştırılan telsiz mesajı :
“K K.Komutanlığı’ndan izinli olarak ayrılıyorum. Bütün arkadaşlarıma veda ederim. Sizlere son sözlerim şu olacaktır :  Her şeye rağmen ordunun ve taşıdığınız üniformanın şerefini daima yüksek tutunuz. Bu sıralarda memlekette esen hırslı politika havasının zararlı tesirlerinden kendinizi korumasını biliniz. Ne pahasına olursa olsun, politikadan katiyen uzak kalınız. Bu sözlerim, şerefli ordunun, kudreti ve memleketin kaderi için hayati ehemmiyete haizdir. Bütün gayretinizi memleket müdafaası için lazım olan kudretinizi artırmağa ve onu en yüksek dereceye çıkarmağa hasrediniz. Sizlere inanıyor, son erden büyük kumandana kadar cümlenizi derin saygı ve sevgi hissi ile selamlıyorum.”
13 Mayıs 1960 :  Kütahya’da 1.000 hatlık otomatik telefon santrali hizmete açıldı.
18 Mayıs 1960 :  Demirköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali hizmete açıldı.
21 Mayıs 1960 :  Harp Okulu öğrencileri Ankara’da, İktidar Partisi aleyhinde sessiz bir yürüyüş yaptılar.
25 Mayıs 1960 :  Meclis, 20 Haziran 1960 tarihine kadar tatil edildi. Bugünkü birleşimdeki konuşmaların yayınlanması yasaklandı.
27 Mayıs 1960 :  27 MAYIS İHTİLALİ. Türk Silahlı Kuvvetleri idareyi eline aldı. Sabahın erken saatlerinde radyolardan yayınlanan bildiri :
“Sevgili Vatandaşlar,
Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimizin, partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.
Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavuzkar bir fiile müsaade etmeyeceği gibi edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.
Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.
Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası’na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ prensibi bayrağımızdır.
Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO’ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’tur.
- Meclis feshedildi. Yeni anayasa ve demokratik müesseselerin kurulması hazırlığına başlanıldı. Milli Birlik Komitesi Başkanı Org. Cemal Gürsel, radyodan Millete seslendi :
“Aziz Türk Milleti,
Bir aydan beri memlekette cereyan eden ve milleti süratle korkunç buhranlara sürükleyen hadiseleri biliyorsunuz. Bu gidişin memleketi kanlı bir kardeş kavgasına da götürmekte olduğunu her aklı başında vatandaşın takdir ettiğine kaniyim. Dünya ahvali her gün biraz daha kötüye doğru giderken, hususi politika ihtirası yüzünden vatanımızın maddeten ve manen perişanlığa sürüklenmesi vicdan sahibi bütün vatandaşları dilhun (yüreği kanayan) etmektedir. Bu hal nereye kadar gidecek? Bu feci akıbete hissiz ve alakasız, seyirci mi kalmak lazım? İşte vatandaşlarım, bu ahvali ıstırap içinde aylardan beri düşündüm ve bu zevata çıkar yolları gösterdim. Fakat onlar kapıldıkları politika ihtirasının, şuurlarına verdiği bozukluk dolayısıyla dinlemediler ve işi zorla yürütmek sevdasına düştüler.
Çıkarılan kanunlar, takip edilen hareketler Türk Milleti’ni zincire vurmak kastında olduklarını gösteriyordu. Bu asırda böyle bir idarenin, böyle bir hareketin olabileceğini zannetmek Türk Milleti’ni hissiz bir sürü olarak kabul etmek demektir.
Hayır vatandaşlar, Türk Milleti hissiz bir sürü değil, belki bir çoğu okuma yazma bilmez, fakat atavik bir intikalle daha çok okumuş yazmış milletlerden daha çok fikri selime, aklı selime, vicdan ve vakara sahiptir. İşte bu düşünceler ve mülahazalarla bu feci gidişe son vermeye karar verdim ve devletin idaresine el koydum.
Derhal bütün vatandaşlara şunu ifade etmek isterim ki, asla bir diktatör olmak hevesinde değilim. Bütün emelim bu memlekette temiz, dürüst bir demokratik nizam kurmak ve devletin idaresini milletin iradesine terk etmektir. Bana inanınız ve güveniniz. Bütün milletin benimle beraber olduğuna inanıyorum. Bazı menfaatperestler, midesini ve vicdanını paraya bağlamış olanlar bu hareketimize karşı teşebbüslerde bulunmaya yeltenebilirler. Fakat onlara asla müsamaha edilmeyeceğini vatandaşlarıma temin ederim. Kötü ruhlu olanlardan bile memleketin bu nazik anında, az olsun vicdanlarını harekete geçirerek çalışmalarımıza yardım etmeseler bile, engel olmamalarını isteriz. Tekrar bana güvenmenizi, inanmanızı isterim ve sizleri sonsuz muhabbet ve saygıyla selamlıyorum.”
28 Mayıs 1960 :  Cumhurbaşkanı Celal Bayar istifa etti.
- 1. Milli Birlik Komitesi Kabinesi açıklandı. Kabinede 3 asker ve 14 sivil yer aldı.
Başbakan ve Milli Sav. Bk.  : Org. Cemal Gürsel
Devlet Bakanı  : Kamil Artus
Devlet Bakanı  : Şefik İnan
Adliye Bakanı  : Abdullah Gözübüyük
İçişleri Bakanı  : Tümg. M. İhsan Kızıloğlu
Dışişleri Bakanı  : Selim Sarper
Maliye Bakanı  : Ekrem Alican
Milli Eğitim Bakanı : Prof. Fehmi Yavuz
Bayındırlık Bakanı  : Daniş Koper
Ticaret Bakanı  : Cihat İren
Sağlık Bakanı  : Prof. Nusret Karasu
Gümrük Bakanı : Fethi Aşkın
Tarım Bakanı  : Feridun Üstün
Ulaştırma Bakanı  : Tuğg. Sıtkı Ulay
Çalışma Bakanı  : Prof. Cahit Talas
Sanayi Bakanı  : Muhtar Uluer
Turizm Bakanı  : Zühtü Tarhan
İmar ve İskan Bakanı  : Orhan Kubat
- Prof. Sıddık Sami Onar Başkanlığı’nda toplanan Profesörler Kurulu ’27 Mayıs’ın meşru olduğu hakkında rapor verdi.
30 Mayıs 1960 :  DP İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik, tutuklu bulunduğu Harp Okulu’nda pencereden atlayarak intihar etti.
1 Haziran 1960 :  İnönü, Ankara’da yaptığı basın toplantısında, ‘Ordunun harekatından haberdar olmadığını’ belirtti.
12 Haziran 1960 :  İhtilali gerçekleştiren üst rütbeli subayların oluşturduğu ‘Milli Birlik Komitesi’nin 1 sayılı kanunu ile Anayasa’nın bazı maddeleri kaldırıldı ve bu suretle TBMM feshedildi. TBMM’nin bütün hak ve yetkileri, Geçici Anayasa gereğince Milli Birlik Komitesi’ne devredildi. Milli Birlik Komitesi üyelerinin adları açıklandı.
Başkan  : Orgeneral Cemal Gürsel
Üyeler  :
Ekrem Acuner
Fazıl Akkoyunlu
Refet Aksoylu
Mucip Ataklı
İrfan Baştuğ
Rıfat Baykal
Emanullah Çelebi
Ahmet Er
Orhan Erkanlı
Vehbi Ersu
Numan Esin
Suphi Gülsoytrak
Orhan Kabibay
Kadri Kaplan
Mustafa Kaplan
Suphi Karaman
Muzaffer Karan
Kamil Karavelioğlu
Osman Köksal
Münir Köseoğlu
Fikret Kuytak
Sami Küçük
Cemal Madanoğlu
Sezai Okan
Muzaffer Özdağ
Fahri Özdilek
Mehmet Özgüneş
Selahattin Özgür
Şükran Özkaya
İrfan Solmazer
Şefik Soyyüce
Dündar Taşer
Haydar Tunçkanat
Alparslan Türkeş
Sıtkı Ulay
Ahmet Yıldız
Muzaffer Yurdakuler
21 Haziran 1960 :  Milli Birlik Komitesi, TBMM binasında çalışmalarına başladı.
22 Haziran 1960 :  Emekli Oramiral Fahri Korutürk, Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliğine atandı.
24 Haziran 1960 :  MBK üyeleri törenle yemin ettiler.
30 Haziran 1960 :  Geçici Anayasa’nın 6. Maddesine göre MBK tarafından seçilen 1 Başkan ve 30 üyeden meydana gelen ‘Yüksek Soruşturma Kurulu’ toplandı.
4 Temmuz 1960 :  Siyasi partilerin, taşra teşkilatları kapatıldı.
12 Temmuz 1960 :  Celal Bayar, vatana ihanet suçundan Yüce Divan’a sevk edildi.
24 Temmuz 1960 :  Basın Ahlak Yasası yürürlüğe girdi.
29 Temmuz 1960 :  Eski Başbakanlardan Hasan Saka (Doğumu : 1886) öldü.
3 Ağustos 1960 :  235 general ve amiral emekliye sevk edildi. Bu olay ‘Eminsular’ adıyla anılır.
12 Ağustos 1960 :  MBK’nin kabul ettiği kanunla, MBK’nin çıkardığı kanunların geçici olmadığı kabul edildi. Kanundan geçici kelimesi çıkartıldı.
15 Ağustos 1960 :  Zürih ve Londra Antlaşmaları’na dayanılarak Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı Rum, Yardımcısı Türk olacaktı.
16 Ağustos 1960 :  Antlaşmalar gereğince bir Türk Alayı büyük bir törenle Kıbrıs’a çıktı. 82 yıl sonra ilk defa Türk askeri Kıbrıs’a ayak basıyordu.
25 Ağustos 1960 :  MBK 10 Bakanı görevinden azletti. 2. MBK Hükümeti kuruldu.
11 Eylül 1960 :  MBK üyesi ve Ankara Valisi Gen. İrfan Baştuğ, İstanbul-Ankara yolunda trafik kazasında öldü.
26 Eylül 1960 :  Celal Bayar, tutuklu bulunduğu Yassıada’da, bel kemeriyle intihara teşebbüs etti.
29 Eylül 1960 :  Demokrat Parti, mahkeme kararıyla kapatıldı.
7 Ekim 1960 :  Yüksek Adalet Divanı üyeleri Ankara’dan ayrılarak Heybeliada’ya yerleştiler.
14 Ekim 1960 :  Yassıada duruşmaları başladı. 587 sanık ve 1063 tanık dinlendi. Divan kararlarına göre 15 kişi ölüm cezasına, 31 kişi müebbet hapis cezasına, 418 kişi çeşitli cezalara çarptırıldı. 123 kişi beraat etti. MBK 15 ölüm cezasından 4′ünü onayladı. Bayar’ın cezası yaş haddinden dolayı müebbet hapse çevrildi. 3 ölüm cezası infaz edildi. Diğer 12 ölüm cezası ise müebbet hapse çevrildi.
23 Ekim 1960 :  Genel Nüfus sayımı yapıldı. Nüfusumuz 1960 :  27.754.820
27 Ekim 1960 :  Üniversite öğretim üyelerinin affına ve yer değiştirilmelerine dair kanun kabul edildi. Sonradan 147′ler olarak adlandırılacak olan 147 öğretim üyesi (profesör, doçent, asistan) görevlerinden uzaklaştırıldı.
9 Kasım 1960 :  Emekliye ayrılan subayların, istekleri halinde öğretmenliğe atanabilmelerine dair kanun kabul edildi.
14 Kasım 1960 :  14 MBK üyesinin görevlerinden affına dair kanun kabul edildi.
15 Kasım 1960 :  MBK, ‘Dışişleri Bakanlığı Kuruluşu’ hakkındaki kanuna ek olarak kabul ettiği kanunla, Dışişleri dış teşkilatında 14 Müşavirlik kurdu ve Komitedeki görevlerinden alınan 14 üye, en az 2 yıl yurda dönmemek üzere bu Müşavirliklere atandı. Bu kişiler on dörtler olarak da adlandırılırlar.
Alparslan Türkeş  : Yenidelhi
Orhan Kabibay  : Brüksel
Orhan Erkanlı   : Meksika
Münir Köseoğlu  : Stockholm
Mustafa Kaplan  : Lizbon
Muzaffer Karan  : Oslo
Şefik Soyuyüce  : Kopenhag
Fazıl Akkoyunlu  : Kabil
Rıfat Baykal  : Tel-Aviv
Dündar Taşer  : Rabat
Numan Esin   : Madrid
İrfan Solmazer  : Lahey
Muzaffer Özdağ  : Tokyo
Ahmet Er  : Trablusgarp
4 Aralık 1960 :  Bir süredir hasta olan Başkan Gürsel’in rahatsızlığı arttı.
14 Aralık 1960 :  İstanbul Boğazı’nda Yugoslav ve Yunan bandıralı iki tanker çarpıştı. İstanbul, büyük bir tehlike atlattı.
19 Aralık  1960 : İskenderun’da Atatürk Anıtı saldırıya uğradı.
30 Aralık 1960 :  CHP, aralarında İnönü’nünde olduğu 49 ‘Kurucu Meclis’ üyesini seçti.